BEN SADECE BİR İNSANIM

Ben sadece bir insanım! Mekanikleşen zihinlerin kölesi olamam, sıralı inançların gölgesinde kalıp da bir tek bir kalıpta yaşayamam, o şekilde yaşlanamam. Annemin kanatlarının altında hayata hazırlanmışta olsam doğum ile kordonum kesilmiş. Sonra gelip başkaları bana kordon yada benzeri bir şey takmaya kalkınca elbette bünye almıyor. Bünye kabul etmiyor. Beni suçlayamazsınız, ben sadece bir insanım. Acıkırım, acı çekerim, gülerim, uyurum, koşarım, severim, sevişirim, dürüstlük en iyi silahım olsa da yalan söyleyebilirim herkes gibi. Aksini inkar edip riya ile yaşayamam. O şekilde yaşayanları da yakınımda tutamam, bir tutam sahte tebessüme, aralarına karbon kağıdı konmuş ışıltılı yaşamlarına kanıpta hayatımı karartamam. Ben sadece bir insanım, rutinleri de olan, spontaneleri de seven, hazları da olan, başkalarının günahlarını almak yerine kendi günahları olan. Tercih edildiği gibi vazgeçilebilir olduğunu bilen..

Bir çoğumuzun tek ortak yanı belki de sadece kromozom sayılarımızın 46 olmasıdır. Ve yine bir çoğumuz, “ortak yanlarımız var” deriz, ortak yalanlarımız olduğunu bilmeden. Bildiğim yegane şey “ben sadece bir insanım”. Bir gün çok da olabilirim, yok da..

Şehr-i Orman

Bazıları için insanlara güvenmek zordur, bazıları içinse su içmek kadar kolay.. her ne kadar sonrasında üzerine su içmek zorunda kalsa da. Sanırım bu biraz yaradılış ile alakalı. Yeryüzünün her tür canlıya ihtiyacı var. Nasıl ki ormanlarda aslanından tut sırtlanına, lemurundan tut da yılanına kadar omurgasız sürüngenler  varsa, şehirlerde de durum buna benzer. Orman kanunlarına göre bu canlıların hepsinin bir görevi var. Tek tek bunları saymaya lüzum yok sanırım.

Gelelim şehir kanunlarına. Okul hayatından, iş hayatına kadar kazananlar genelde iyi eğitimli, iyi öğrenimli bireylerdir. Hadi bunlara aslanlar diyelim. Tıpkı orman kanunlarında olduğu gibi bu  tipler şehirde de bireysel takılırlar. Belli bir yada bir kaç gurubun lideridirler, onların yapacağı programlara icabet edilir, söyledikleri, giydikleri genelde onaylanır vs vs. Sayıca ortalamanın altındadırlar. Yine tıpkı ormanda olduğu gibi bunların yakınlarında da  ülke standartlarında öğrenim görmüş, fakat en önemlisi zayıf ahlaki bir eğitimden geçmiş bireyler bulunur. Bunlarıda sırtlanlar ve yılanlar olarak isimlendirelim. Sayıca fazla olsalar da doğada olduğu gibi korkaktırlar ve genelde sürü halinde gezerler. Lider kişinin iş yaşamında arkasını toplarken bir yandan da açığını kollarlar, yapılan en ufak basit hatada yardımcı olmak yerine, yapılan hatayı sağa sola yayarak ayaklı gazete vazifesi görürler. Lider kişinin sosyal ortamlarını sömürerek sosyal bir hayat kurar ve bunu kendi başarısı olarak görür. Her yeni tanıştığı kaliteli insan onun için sosyal bir mastürbatördür. Böylece bir türlü özümseyemediği alt kültürünü kamufle ettiğini düşünür ve kendisini lider kişinin kültüründen biri olarak hisseder. Yılanlar (omurgasız sürüngenler) her ortama uyum sağlama konusunda sırtlanlara göre çok daha yeteneklidirler bilirsiniz. İşte şehir hayatında da durum bundan farksız. Lider kişiye göre, ortama göre renk hatta şekil değiştirir. Vallahi ya. Bir keresinde çalıştığı iş yerindeki liderin en sevdiği renk yeşil diye saçına yeşil postiş takıp (postişi doğru mu yazdım bilemiyorum kızlar kusura bakmayın), yeşil lens takan gördüm ya. O da kendini sırtlan gibi suni yöntemlerle tatmin eder durur. Ta ki lider kişi (aslan) onları ayırt edebilecek kadar yükselene kadar. Malumunuz, yüksekteyseniz daha geniş bir alan görünür. İşte lider için bir avantaj daha. Artık sırtlanı, yılanı ve lemuru birbirinden daha iyi ayırt eder. Ve artık adaletin yerini eşitlik ilkesi alır.

Kimse bunlardan biri olmak zorunda değil. Bu sadece basit bir yazı. İsteyen komodo ejderi olur, isteyen karınca yada ceylan. Lemuru neden tarif etmedin diyenler olursa diye buyurun:

Lamberton ve Minor’A Göre..

Psikolojik araştırmalara göre zor ve etik sınırlarında gezen bir karar almadan önce insanın kendisine sorması gereken 6 soru şöyle:

  • Yaptığım doğru mu?
  • Yaptığım adil mi?
  • Eğer birisi zarar görecekse bu kim?
  • Verdiğim karar gazetelerin birinci sayfasında yer alsaydı kendimi rahat hisseder miydim?
  • Aileme veya akrabalarıma bu kararımı söyleyebilir miydim?
  • Olay gerçekten göründüğü gibi mi?
  • 9780078242076-us-300.jpg