Yüksekler

Hüzün nedir? Maalesef iyi bilirim.
Hatta o kadar ki bazen başkalarına ağlarım.
Ağlarım ki kendime ağlama şanssızlığım hiç olmasın artık.
Hayata dair kazandığım hiç bir öğretiyi kimse benden alamaz.
Bazen en yakının hiç beklemediğin bir yakının gözünün içine baka baka yalan söyler,
yalan olduğunu bile bile ona inanmak istersin.
Emeğini alıp hiç eder. Sadece susarsın. Dedim ya kazandığım öğretiyi alamaz.
Pes etmezsin.
Hayatla savaşmak yerine, onunla dost olmayı öğrendiysen eğer,
fazlasıyla geri alırsın tüm verdiklerini, kaybettiklerini.
Siz yükseklere çıkıp çıkıp kimi zaman paraşütsüz atlamışsınızdır,
bazılarınız kanatları yardımıyla süzülmüş ve kısa bir ağacın dalına konmuştur.
Biraz soluklanıp tekrar yükseğe, daha yükseğe kanat çırpmıştır.
Sizler kadar yükseklere hiç çıkmadım belki. Bazılarınız gibi kanatlarım da olmadı.
Süzülüp konamadım.
Belime taş bağlanmış,kör düğüm atılmış,
yüksekten itilmişte olsam düştüğümde patlamış dudaklarımla,
kırılmış dişlerimle çözdüm o düğümü, fırlattım belime bağlanan taşı.
Şimdi bir daha yükselmek için, daha yükseğe çıkabilmek için yaşıyorum.
Kanatlarım yok evet ama çok iyi sıçrayabilirim.
Bir öncekinden daha iyi .. daha yükseğe.

“Yükseklik korkum var” diyenlere :
Tırmanırken aşağı değil, gökyüzüne bakacaksınız.
Ne de olsa tanrı da orada Nirvana da.